Samsun’da nadir görülen aort genişlemesi ve dolikoaorta teşhisi konulan Ali Akan, 3 saat kalbi durdurularak yapılan özel bir operasyonla sağlığına kavuştu.
Samsun’da ileri derecede nefes darlığı şikayetiyle hastaneye başvuran Ali Akan, nadir görülen “dolikoaorta” damar yapısı ve ciddi aort genişlemesi nedeniyle yüksek riskli bir kalp ameliyatı geçirdi. Samsun Üniversitesi Tıp Fakültesi ile Samsun Şehir Hastanesi’nden uzman bir ekip, kalbi yaklaşık 3 saat durdurarak standart yöntemlerin dışına çıkan özel bir operasyon gerçekleştirdi. Bu zorlu müdahale, hastanın hayati tehlikesini ortadan kaldırmak amacıyla yapıldı.
Hastanın göğüs deformitesi ve omurga eğriliği, kalp ile büyük damarların yerleşimini tamamen değiştirmişti. Aortun göğüs kemiği altında derin ve ulaşılması güç bir konumda olması, cerrahi ekibin operasyonu planlarken ek zorluklarla karşılaşmasına neden oldu.
Yüksek riskli bu vakaya müdahale etmek üzere, Samsun Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Samsun Şehir Hastanesi’nden oluşan uzman bir ekip özel bir operasyon planı hazırladı. Kalp ve Damar Cerrahisi Doktor Öğretim Üyeleri Dr. Emrah Ereren ve Dr. İlker Hasan Karal’ın da bulunduğu ekip, klasik tam göğüs açılması yerine “inferior parsiyel sternotomi” yöntemini uyguladı. Operasyon başlangıcında kasık damarları üzerinden kalp-akciğer makinesine bağlanarak güvenli dolaşım temin edildi.
Yaklaşık üç saat boyunca kalbin durdurulduğu ameliyatta, genişlemiş ve uzamış aort dokusu tamamen çıkarıldı. Yerine biyolojik kapak içeren yapay bir damar başarıyla yerleştirildi. Kalbi besleyen damarlardan birinin pozisyonu uygun olmadığı için “cabrol yöntemi” adı verilen ileri cerrahi teknikle damar ile yeni aort arasında bağlantı kuruldu.
Aortun üst bölümündeki yapısal farklılıklar da özel greftler kullanılarak yeniden oluşturuldu ve ana damarla birleştirildi. Kalp-akciğer makinesi desteğiyle yapılan operasyon boyunca hastanın beyin ve organ dolaşımı stabil şekilde korundu. Ameliyat sonrası kalp ritminin kendiliğinden normale dönmesiyle hasta, herhangi bir ek destek tedavisine gerek kalmadan cihazdan ayrıldı.
Kalp ve Damar Cerrahisi Doktor Öğretim Üyesi Dr. Emrah Ereren, operasyonun zorluklarını anlattı. Ereren, “Normal kalp ameliyatlarında kalp-akciğer pompasına girildiği için kalp bir miktar durdurulur ve vücut ısısı düşürülür. Ancak bu hastada, ameliyatın yerleşiminden ve kemikle olan ilişkisinden dolayı kasık damarlarından kalp-akciğer pompasına bağlanmak zorunda kaldık” ifadelerini kullandı.
Dr. Ereren, hastanın göğüs kafesinin kalbe bası yaptığı noktalar ve şah damarlarının göğüs kemiği ile ilişkisi nedeniyle özel uygulamalar gerektiğine dikkat çekti. “Aorta ulaşmak en büyük problemdi; göğüs ön arka çapı çok arttığı için aort çok derinde ve serbest bir pozisyonda değildi. Koroner damarlarını yeni koyduğumuz grefte bağlayarak bu sorunu çözdük” şeklinde konuştu.
Anestezi Uzmanı Doç. Dr. Şenay Canikli Adıgüzel ise bu tür hastaların kendine özgü özellikleri olduğunu belirtti. Adıgüzel, “Hastayı önceden bildiğimiz için özellikle hava yolu sağlama gereçlerimizi temin ederek hazırlıklarımızı yapmıştık. Cerrahi için anestezi şartlarını sorunsuz bir şekilde sağlayabildik ve hastanın solunum makinesinden ayrılma aşamasında da herhangi bir sıkıntı yaşamadık” dedi.
Göğüs Cerrahisi Uzm. Dr. Öğretim Üyesi Necmiye Gül Temel de operasyonun kalp damar cerrahisi açısından zorlayıcı olduğunu vurguladı. Temel, “Tecrübeli olduğumuz bir alandı ve çok şükür hastamız sorunsuz bir şekilde toparlandı” açıklamasını yaptı.
Hasta Ali Akan ise operasyon sonrası sağlık durumunun çok iyi olduğunu ve adeta yeniden hayata döndüğünü ifade etti.
Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.
Yorum Yap