SON DAKİKA
--:--:--

İstanbul’da Topraksız Tarım 15 Yılda Yaygınlaştı

İstanbul’da topraksız tarım ve modern örtü altı üretim sistemleri son 15 yılda yaygınlaştı. Kentteki işletme sayısı 29’a ulaşırken, yıllık 950 bin kg’dan fazla ürün elde ediliyor.

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
İstanbul’da Topraksız Tarım 15 Yılda Yaygınlaştı

İstanbul’da topraksız tarım ve modern örtü altı üretim uygulamaları 2010’lu yıllardan bu yana yaygınlaşırken, özellikle hidroponik sistemler, modern sera yatırımları ve kontrollü üretim teknikleri son 15 yılda önemli gelişme gösterdi. Tam kontrollü kapalı alan yetiştiriciliği ve topraksız tarım uygulamaları 2020 yılından sonra hız kazanarak İstanbul’daki işletme sayısını 29’a çıkardı.

Üretimler Çatalca, Pendik, Beykoz, Büyükçekmece, Sarıyer, Çekmeköy, Silivri, Ataşehir ve Kağıthane ilçelerinde yoğunlaşıyor. Kapalı Ortamda Bitkisel Üretim Kayıt Sistemi’ne (KOBÜKS) kayıtlı işletmeler, 189,5 dekarlık alanda domates, biber, çilek ve mantar gibi ürünlerde yıllık 950 bin 712 kilogram; marul, kıvırcık, maydanoz ve roka gibi yeşil yapraklılarda ise 5 milyon 897 bin 25 adet ürün elde ediyor.

Tarım Teknolojilerindeki Gelişmeler Üretimi Artırıyor

Son yıllarda özel sektör yatırımları ve kamu kurumlarının yürüttüğü Ar-Ge çalışmaları, topraksız tarım alanına ilgiyi artırdı. Özellikle yapraklı sebzeler, aromatik bitkiler ve yüksek katma değerli ürünlerde bu yöntemler yaygınlaşıyor. Kent içinde veya yakınında kurulan bu üretim modeli, İstanbul’un artan gıda ihtiyacını karşılamada alternatif bir çözüm sunuyor.

İklim değişikliği, kuraklık, kentleşme ve teknolojik gelişmeler, topraksız tarımın yaygınlaşmasında etkili oluyor. Sıcaklık artışları, düzensiz yağışlar ve aşırı hava olayları geleneksel tarımı riskli hale getirirken, üreticiler kontrollü üretim sistemlerine yöneliyor. Artan kuraklık su kaynaklarının korunmasını zorunlu kılarken, topraksız tarım sistemlerindeki kontrollü ve geri dönüşümlü su kullanımı, geleneksel üretime göre daha yüksek verimlilik sağlıyor.

İstanbul gibi büyük şehirlerde azalan tarım arazileri ve yükselen arazi maliyetleri, daha küçük alanlarda yüksek üretim sağlayan sistemleri öne çıkarıyor. Üretimin tüketim merkezlerine yakın yapılması, lojistik maliyetlerini düşürüyor, ürün kayıplarını azaltıyor ve daha taze ürünlerin tüketiciye ulaşmasını sağlıyor.

Devlet Destekleri ve Yenilikçi Merkezler Öne Çıkıyor

Tarım ve Orman Bakanlığı, topraksız tarım ve kontrollü ortam üretim sistemlerine yönelik yatırımları Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) ve IPARD Programı gibi desteklerle teşvik ediyor. Düşük faizli yatırım kredileri de önemli destek mekanizmaları arasında yer alıyor. Modern sera yatırımları, otomasyon, iklimlendirme ve sulama-gübreleme üniteleri gibi unsurlar belirli şartlarda destekleniyor.

Genç girişimciler ve kadın üreticiler, birçok destek programında öncelikli gruplar arasında bulunuyor ve ilave puan avantajlarından yararlanabiliyor. Girişimcilik eğitimleri, proje hazırlama desteği ve danışmanlık hizmetleri, bu grupların tarımsal yatırımlara katılımını teşvik ediyor.

İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından 2022’de hizmete açılan İstanbul Kapalı Dikey Tarım Uygulama ve Araştırma Merkezi, Türkiye’de kamu eliyle kurulan öncü merkezlerden biri olarak öne çıkıyor. Yaklaşık 30 metre derinlikte, 700 metrekarelik alanda faaliyet gösteren merkezde, dört katlı hidroponik üretim sistemi kullanılıyor. Marul, fesleğen gibi yapraklı sebzelerin üretildiği merkezde, sıcaklık, nem, ışık ve besin değerleri otomasyonla kontrol ediliyor, böylece yılın 365 günü kesintisiz üretim mümkün oluyor.

Topraksız üretim sistemlerinde geleneksel yöntemlere göre yüzde 95 ila 99 oranında su tasarrufu sağlanırken, birim alandan elde edilen verim önemli ölçüde artıyor. Bitkinin ihtiyaç duyduğu su, besin ve oksijenin kontrollü verilmesi, büyüme hızını ve dengesini artırarak ürün kalitesini yükseltiyor. Geleneksel üretimde yılda 1-2 hasat alınırken, bu sistemlerde 6 ila 12 hasat yapılabiliyor. Ayrıca, toprak kaynaklı hastalık ve zararlıların kontrol altına alınması, daha sağlıklı ürün elde edilmesini sağlıyor.

İstanbul gibi yoğun nüfuslu ve imar baskısı yüksek şehirlerde dikey tarım, depo, atıl yapılar ve kapalı alanları tarımsal üretime kazandırma fırsatı sunuyor. Üretimin tüketim merkezlerine yakın yapılması, nakliye maliyetlerini ve ürün kayıplarını azaltarak kentin gıda arz güvenliğini güçlendiriyor. Dikey tarımın, mevcut üretimi tamamlayan yenilikçi bir yöntem olarak değerlendirilmesi, İstanbul’un gelecekteki sürdürülebilir gıda sistemlerinde bu teknolojilerin daha fazla yer alacağını gösteriyor.

Yorum Yap

Benzer Haberler
Jeopolitik Gerilimler Küresel Piyasaları Vurdu
Jeopolitik Gerilimler Küresel Piyasaları Vurdu
Hürmüz Gerilimi Küresel Piyasaları Sarsıyor ABD İran Çatışması Fiyatları Etkiliyor
Hürmüz Gerilimi Küresel Piyasaları Sarsıyor ABD İran Çatışması Fiyatları Etkiliyor
Türkiye’den Norveç’e ilk yarı ihracatında rekor artış
Türkiye’den Norveç’e ilk yarı ihracatında rekor artış
İstanbul Havalimanları 78 İl Nüfusunu Aştı
İstanbul Havalimanları 78 İl Nüfusunu Aştı
İşletmeler İçin DOA Sistemi Kayıt Süresi Ekim Sonu
İşletmeler İçin DOA Sistemi Kayıt Süresi Ekim Sonu
Jeopolitik Gerilimler Küresel Piyasaları Satış Baskısı Altına Soktu
Jeopolitik Gerilimler Küresel Piyasaları Satış Baskısı Altına Soktu
Haberin Doğru Adresi

Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.

2025 Seobaz Haber Teması © Tüm hakları saklıdır.