Tarım ve Orman Bakanlığı, Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği’nde kapsamlı revizyon yaptı.
Tarım ve Orman Bakanlığı, Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği Kılavuzu’nda kapsamlı bir revizyon gerçekleştirdi. Yeni düzenleme, yanıltıcı görsellerin ve çocuk gelişimini olumsuz etkileyebilecek tasarımların kullanımına sınırlamalar getiriyor. Bu adım, aldatıcı ürün görselleriyle çocukları hedefleyen zararlı ürünlerin cazibesini azaltmayı hedefliyor. Gıda mühendisi Ece Birinci, bu düzenlemenin üreticilere getirdiği zorunlulukları değerlendirdi.
Özellikle çocukları özendiren, paketlerde meyve işaret ve görsellerinin kullanımı ile bazı figürlerin yer almasıyla ilgili yeni düzenleme, birçok gıda üreticisine yaptırımlar öngörüyor. Birinci, Bakanlığın halk sağlığını korumak adına önemli adımlar attığını belirtti.
Gıdada sıkça rastlanan paket-içerik uyumsuzluğu ve ambalaj aldatmacalarının önüne geçilmesi amaçlanıyor. Birinci, üreticilerin tüketicileri etkilemek için aldatıcı stratejilere başvurduğunu, paketleri canlı renklerle veya meyve görselleriyle süslediğini vurguladı. Bu ürünlerin bazen o meyveleri içermediğini, kansere yol açabilecek aroma vericiler kullanıldığını ifade etti.
Yeni düzenleme, bu tür uygulamaların önüne geçmeyi hedefliyor. Birinci, Bakanlığın adımlarını “sağlıklı gıdaya erişim adına çok güzel değişimlerden biri” olarak nitelendirdi. Düzenlemenin “etikette ‘mış gibi yapma’ sezonunu bitirdiğini” ekledi.
Birinci, düzenlemenin halk sağlığı için yararlı olduğunu ancak bazı üreticilerin yasakları delerek vatandaşın sağlığını tehdit ettiğini dile getirdi. Usulsüzlüklere kesilen cezaların artırılması ve tağşiş listesi yaptırımlarının değiştirilmesi gerektiğini savundu. Bir firmanın 46 farklı isimle 82 kez tağşiş listesine girmesinin cezaların caydırıcı olmadığını gösterdiğini belirtti.
Tekrar eden usulsüzlüklerde firmaların ticaretten men edilmesi gerektiğini vurgulayan Birinci, “Burada oynadıkları şey insan sağlığı. Geri dönüşü olmayan bir şey” ifadelerini kullandı. İçeriği farklı gösterilen abur cuburlar, fındık kremaları, eritme peynirler ve sahte pekmezler gibi ürünlere de standart getirilmesi gerektiğini ekledi.
Bazı firmaların Türkiye’deki ürünlerine binde 2 oranında aroma koyarken, aynı ürünün Avrupa ülkelerinde yüzde 9 oranında doğal aroma ile satıldığına dikkat çekti. Birinci, firmaların bu yolla menşei ülkesindeki vatandaşların sağlığını tehlikeye attığını ve bunun “gıdada ayrımcılık ve çifte standart” olduğunu belirtti.
Etiket okuma bilincinin bu usulsüzlüklerle mücadelede kritik olduğunu vurguladı. Çocuk yaştan itibaren okullarda “gıda etiketi okuma dersi” gibi eğitimlerin verilmesinin bilinci artıracağını söyledi. “Ağaç yaşken eğiliyor” diyerek gelecek nesillerin bilinçlenmesinin önemine değindi.
Bakanlık kadar vatandaşın da sağlıklı gıdaya erişimde sorumlulukları bulunduğunu aktardı. Tüketicilerin tağşiş listelerini takip ederek veya uzmanların yazılarını okuyarak basit çözümleri hayata geçirebileceğini ifade etti. Boykot yönteminin de bu çözümlerden biri olabileceğini belirtti.
Birinci, “Biz o firmaları satın almadıkça, cezalandırarak hem haksız rekabetin önüne geçebiliriz hem de aynı şekilde o firmayı cezalandırdığımız için o firma artık düzgün üretmeye başlayacak” diyerek sözlerini tamamladı.
Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.
Yorum Yap