Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Kadir Kılıç, bebeklerde ek gıdaya geçiş döneminin önemini ve sık yapılan kritik hataları açıkladı.
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Kadir Kılıç, bebeklerde ek gıdaya geçiş döneminin, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının temellerinin atıldığı kritik bir süreç olduğunu belirtti. Dr. Kılıç, bu dönemde aile sofrasına katılımın teşvik edilmesi, çocukların karşılaştırılmaması ve her bebeğin gelişim hızının farklı olduğunun unutulmaması gerektiğini vurguladı. Uzman, sindirim sistemi ve böbreklerin 6. aydan önce tamamlayıcı besinlere hazır olmadığını, erken başlamanın gereksiz sindirim sorunlarına yol açabileceğini ifade etti.
Dr. Kılıç, ek gıdaya geçiş döneminde bebeklerin yetişkin gıdalarına özenme ve tatma arzusu gösterdiğini kaydetti. Bu durumun yalnızca beslenmenin çeşitlenmesi değil; aynı zamanda bebeğin farklı tat ve dokularla tanıştığı bir öğrenme süreci olduğunu aktardı. Bebeklerin bu aylarda gösterdiği tepkiler, merak ve her şeyi ağza götürme isteğiyle ilişkili bir gelişim evresidir.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Amerikan Pediatri Akademisi (AAP), ilk 6 ay yalnızca anne sütü verilmesini önermektedir. 6. aydan itibaren uygun tamamlayıcı besinlere başlanması gerektiğini belirten Dr. Kılıç, takvim yaşının yanı sıra gelişimsel hazır oluşun da önemine dikkat çekti. Bebeğin baş ve boyun kontrolünün sağlanmış olması, destekli oturabilmesi ve yemeğe ilgi göstermesi gibi belirtiler, hazır olduğunu gösterir.
Uzman Dr. Kadir Kılıç, ek gıdaya başlarken yoğurt, sebze püreleri, meyve püreleri ve tam tahıllı ev yapımı karışımların önerildiğini bildirdi. 6. aydan sonra artan demir ihtiyacı nedeniyle demirden zengin besinlere erken dönemde yer verilmesi gerektiğini belirtti. Tuz ve şeker eklenmiş gıdalar, bal (1 yaş öncesi), işlenmiş gıdalar ve inek sütü (1 yaş öncesi içecek olarak) kaçınılması gerekenler arasında yer almaktadır.
Güncel verilerin alerjen besinlerin geç verilmesinin koruyucu olmadığını gösterdiğini aktaran Dr. Kılıç, kontrollü tanıştırmanın tolerans gelişimine katkı sağlayabileceğini vurguladı. Yeni besinler tek tek, 2-3 gün arayla ve küçük miktarlarda tanıtılmalıdır. Alerji öyküsü olan ailelerin çocuk doktoruna danışması önemlidir.
Yumurta sarısına 6. aydan itibaren iyi pişmiş olarak başlanabileceğini belirten Uzman, yumurta beyazının ise alerjen riski nedeniyle ilk 1 yaşta önerilmediğini ifade etti. Yoğurda 6. aydan itibaren başlanabilirken, balık 7-8. ay aralığında iyi pişmiş ve kılçıkları ayrılmış şekilde verilebilir. Balığın kızartma şeklinde verilmesi önerilmemektedir.
Dr. Kılıç, balığın kaliteli protein ve beyin gelişimi açısından değerli olduğunu ancak seçiminin önemli olduğunu söyledi. Bebeklerde küçük ve kısa ömürlü balıklar tercih edilmelidir; bu balıklar ağır metal birikimi açısından daha güvenlidir. Hamsi, istavrit, mezgit ve somon önerilen balıklar arasındadır. Kılıç balığı, kalkan ve konservede satılan balıklar ise cıva birikimi nedeniyle önerilmemektedir.
Uzm. Dr. Kılıç, ek gıdaya 4. aydan önce başlamanın sindirim sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulundu. 7-8. aydan sonra geciktirmenin ise demir eksikliği riskini artırabileceğini ve bebeğin farklı dokulara alışmasını zorlaştırabileceğini ifade etti. Uzun süre sadece püre verilmesi, çiğneme becerisinin gelişimini olumsuz etkileyebilir.
Israrcı ve baskıcı beslemenin bebeğin açlık-tokluk sinyallerini bastırdığını belirten Dr. Kılıç, ekran karşısında yedirmenin dikkat dağınıklığına yol açtığını söyledi. Besini ödül veya ceza aracı olarak kullanmanın, besinler arasında hiyerarşi oluşturarak sağlıksız besinlere yönelimi artırabileceği konusunda aileleri uyardı.
Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.
Yorum Yap